Fındık Üreticisi Kan Ağlıyor!

Fındık Bahçesi
Fındık Bahçesi

Merhabalar,

Ben aslen Giresun ili Göreleliyim. Yıllar boyu çektiğimiz kahrı sizlere dert ortağımız olmanız adına yazıyorum. Bu sadece benim değil tüm Türkiye’yi ilgilendiren bir konudur.

Ülkemiz fındık üretiminde dünya üzerinde lider. Çünkü fındık işi ciddi anlamda zahmetli bir iştir. Çoğunuz belki de şunu diyorsunuz. Ya bırakın neresi zor ben tek başıma toplarım o bahçeleri diyorsunuz. Lakin dediğiniz kadar basit değil. İstanbul’dan ayrılırken iletişimde olduğumuz insanlara tatile gidiyoruz deriz ama bel fıtığı olur döneriz 🙂 Ne tatil ama değil mi!

Her sene aynı şeyleri dile getirdiğimizde nedense ağlayan taraf oluyoruz. Ama dile getirmek hakkımız. Fındık üreticisi olarak yaşadıklarımızı anlatayım bize hak vereceğinizi düşünüyorum.

SÜREÇ

Evet memlekete vardık. Aylardan bahar ayı. Herkeste bir telaş var. Ne telaşı olacak tabi ki ilaç ve gübre zamanı. Fındık elma veya armut değil ki bir kere ek ilaçsız gübresiz her sene meyve versin. İşte bu nokta ilk çile. İlaç ve gübre parası bulmak. Hakkını yemeyelim devlet katkı yapıyor ama bu katkı pek işimize yaramıyor. Biraz daha kaynak lazım.

Geldi fındık zamanı.. Of hatırladıkça şimdiden belime sırtıma ağrı girdi. O sıcağın altında ciddi alın teri dökerek en az 25 gün içinde fındık toplanıyor. Toplanma zamanı ne masrafımız var peki. Tabi ki imece parası. (Genç nesil bilmez belki açıklayayım. İmece , para veya aynı iş karşılığı size çalışan kişiye denir) . İmece en az 15 kişi olacak ki o bahçeler bitsin. İmece şu an günlük 95 TL işçilik,yol parası ve yemek alıyor. Düşün 15 kişinin 2 gün size geldiğini ve kazandığı parayı. Not: Devlet bu kısımda hiç yardım etmiyor.

Hadi gözünüz aydın diyenler daha işimiz bitmedi. Daha bu fındığı soydurması var. Fındığı patoza veriyoruz. (Patos nedir: Fındığı kabuğundan ayırmayan yarayan kamyon arkasında makinadır.) Evet patoz içinde tuzlu bir ücret veriyoruz.

Evet patoz işi de tamam şimdi de hadi fındığı kurutalım. Ama yavaşşşş. Nereye kurutuyon. Fındık zamanı güneşi başımızdan eksik etmeyen rabbim fındık harmana gelince 10 gün kadar yağdırır. Hadi yağmurlar geçti kuruttun. Şimdi satma evresine geç geçmesine de eeeee fındık fiyatı düştü.

İşte kırılma noktası burada başlıyor. O kadar emek ver ,para harca sonunda devlet fiyatı açıklar. Fındığın kilosu 11 TL. 🙂

SONUÇ

İşte üreticinin belinin kırıldığı andır. Peki bu süreç böyle devam edecek mi? Bence hayır. Çünkü artık genç nesil  benim gibi kişisel blog yazmakta,iş hayatının o yıkıcı sürecine rağmen İstanbul,Ankara veya diğer illere göç ediyor. Bir daha da fındık yüzüne bakmıyor. Eğer bu şekilde sistem devam ederse ve genç nesil küstürülürse Adana’da pamuk yerine mango yetiştiren nesil gibi bir nesil görecekler. Ne yalan söyleyeyim artık memlekete sadece su içmek ve temiz hava almak için gidiyorum.

Saygılar.

Erhan GENÇ Yazar

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir